James Morrison – Broken Strings

Let me hold you for the last time
– Sana son kez sarilmama izin ver
It’s the last chance to feel again
– Bu hissetmem için son sans
But you broke me
– Ama sen beni kirdin
Now I can’t feel anything
– Simdi hiç bir sey hissedemiyorum

When I love you, it’s so untrue
– Seni severken, öyle sahte ki
I can’t even convince myself
– Kendimi bile inandiramiyorum
When I’m speaking, it’s the voice of someone else
– Ben konusurken, o bir baskasinin sesi

Oh it tears me up
– Oh beni harap ediyor
I try to hold on, but it hurts too much
– Dayanmaya çalisiyorum, ama çok fazla canim yaniyor
I try to forgive, but it’s not enough to make it all okay
– Affetmeye çalisiyorum, ama her seyi makbul yapmak yetmiyor

You can’t play on broken strings
– Kirik iplerde oynayamazsin
You can’t feel anything that your heart don’t want to feel
– Kalbinin hissetmek istemedigin hiçbir seyi hissedemezsin
I can’t tell you something that ain’t real
– Hakikatlerden baska bir sey anlatamam sana

Oh the truth hurts
– Oh gerçekler acitiyor
And lies worse
– Ve yalanlar daha beter
How can I give anymore
– Nasil sana daha fazlasini verebilirim ki
When I love you a little less than before
– Seni önceden biraz daha az seviyorken

Oh what are we doing
– Oh ne yapiyoruz biz
We are turning into dust
– Toza dönüsüyoruz
Playing house in the ruins of us
– Yikintilarimizda evcilik oynuyoruz

Running back through the fire when there’s nothing left to save
– Kurtaracak bir sey kalmamisken atesin içinden geriye kosuyoruz
It’s like chasing the very last train when it’s too late
– Bu sanki artik çok geç olmasina ragmen trenin pesinden kosmak gibi

Oh it tears me up
– Oh beni harap ediyor
I try to hold on, but it hurts too much
– Dayanmaya çalisiyorum, ama çok fazla canim yaniyor
I try to forgive, but it’s not enough to make it all okay
– Affetmeye çalisiyorum, ama her seyi makbul yapmak yetmiyor

You can’t play on broken strings
– Kirik iplerde oynayamazsin
You can’t feel anything that your heart don’t want to feel
– Kalbinin hissetmek istemedigin hiçbir seyi hissedemezsin
I can’t tell you something that ain’t real
– Hakikatlerden baska bir sey anlatamam sana

Well the truth hurts
– Gerçekler acitiyor
And lies worse
– Ve yalanlar daha beter
How can I give anymore when I love you a little less than before
– Nasil sana daha fazlasini verebilirim ki seni önceden biraz daha az seviyorken

But we’re running through the fire when there’s nothing left to save
– Ama atesin içinden kosuyoruz kurtaracak bir sey kalmamisken
It’s like chasing the very last train
– Son trenin pesinden kosuyoruz
When we both know it’s too late (too late)
– Ikimizde çok geç oldugunu biliyorken (çok geç)

You can’t play on broken strings
– Kirik iplerde oynayamazsin
You can’t feel anything that your heart don’t want to feel
– Kalbinin hissetmek istemedigin hiçbir seyi hissedemezsin
I can’t tell you something that ain’t real
– Gerçeklerden baska bir sey anlatamam sana

Well the truth hurts
– Gerçekler acitiyor
And lies worse
– Ve yalanlar daha beter
How can I give anymore when I love you a little less than before
– Nasil sana daha fazlasini verebilirim ki seni önceden biraz daha az seviyorken

Let me hold you for the last time
– Sana son kez sarilmama izin ver
It’s the last chance to feel again
– Bu hissetmem için son sans